SYNERGY KENDİYAS TÖVBE METNİ
Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Elhamdulillâhi Rabbi’l-alemîn
Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammed’in ve alâ âlihi adede in’amillahi ve ifdalih.
Allah’ım;
Senin razı olman, Resulullah (s.a.v) Efendimizin’de hoşnut olması için dağlara, taşlara, eşyalara, hayvanlara, insanlara, bitkilere, cinnilere, mahlukata, bana hak borcu olan ya da olmayan, yarattığın ve izin verdiğin tüm kullarına, bütün kul haklarımı Senin rızan için ebediyen helal ediyorum. Allah’ım, annemden, babamdan, eşimden, eşimin anne ve babasından, evlatlarımdan, kardeşlerimden, akrabalarımdan, komşularımdan ve Ümmet-i Muhammed’den (s.a.v) razıyım. Sen de onlardan razı ol. Geçmişte ve gelecekte, dünyada ve ahirette onlar üzerindeki bütün haklarımı helal ettim. Benden ve atalarımdan hak alacağı olan kullarınla da helalleşmeyi bizlere nasip et. Ben onlara merhamet ettim, Sen de Ümmeti Muhammed’ e (s.a.v) ve bizlere merhamet et, affet ve bağışla. Bilerek ya da bilmeyerek yaptığım tüm hata ve günahlardan, sadece Senin rızan için ruhen, bedenen, kalben ve nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullah!
Allah’ım;
Kendimin, ruhumun, nefsimin, bedenimin, anne ve babamın, eşimin ve onun anne babasının, kardeşlerimin, akrabalarımın, komşularımın, zürriyetimin ve Ümmeti Muhammed’den (s.a.v) gelmiş ve geçmiş, Senin izin verdiğin tüm kulların adına; gözlerimiz, kulaklarımız, ellerimiz, ayaklarımız, dilimiz, midemiz, bütün vücut azalarımız ve bütün zerrelerimizle bilerek ya da bilmeyerek işlediğimiz, işlenmesine sebep olduğumuz veya teşvik ettiğimiz zahiri ve batıni, gizli ve açık şirklerden, maddi ve manevi isyanlardan, günahlardan bu günahları işleyen ya da sebep olan atalarımızdan, soy yoluyla, kan yoluyla, miras yoluyla nazar, büyü, sihir, tılsım, beddua, lanet, ah ve kınamalar nedeniyle, üzerimize, rızkımıza, ailemize, zürriyetimize, bütün zerrelerimize, evlatlarımıza, malımıza, ve Ümmet-i Muhammed’e musallat olan, bedenimizi ve ruhumuzu hasta eden ve bizlere sirayet eden cinlerden, ifritlerden, hinlerden (ifritin büyüğü), perilerden, şeytanlardan, şeytani varlıklardan, kabilelerden, sahiplenmelerden, musibetlerden, hastalıklardan, her türlü maddi manevi günah ve sıkıntılarımızdan temizlenmek adına, Sana sığınıp affımızı istiyorum. Sadece Senin rızan için ruhen, bedenen, kalben, nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullah!
Allah’ım;
Sana ortak koşmaktan, Kelime-i Şehadet ve Salavat-ı Şerife getirmemekten, imansızlıktan, iman eksikliğinden, peygamberlere, kitaplara, hayra ve şerre, kadere, Cennete, Cehenneme, yeniden dirilmeye ve ahirete inanmamaktan; gizli ve açık şirk koşmaktan, itikadi ve ameli münafıklıktan,
dinde olmayan bidatler çıkarmaktan ve onlara uymaktan, farz ibadetleri özürsüz terk etmekten, farzları öğrenmemekten, 54 farzın ve bütün vaciplerin terki ile işlemiş olduğum hata ve günahlardan, küçük günahlarda ısrar etmekten, vesveselere kapılmaktan, gusülsüz ve abdestsiz ibadet etmekten, dolaşmaktan, abdestsiz Hz. Kuran’ a dokunmaktan, ibadetlerimin sahih olması için gerekli şartları yerine getirmekte gevşek davranmaktan; bedenimi, ruhumu, ve aklımı Senin rızan dahilinde kullanmamaktan; Senin rızan üzere hareket etmemekten, Senden helallik almamaktan, Seni layığı ile tanımamaktan, araştırmamaktan, kadrini ve kıymetini bilmemekten, Senin ilmini denizde kum tanesi sanmaktan, gücünü ve kudretini kâinatla, aklımız ve bilgilerimizle sınırlamaktan, göremediğimiz bilmediğimiz ilimlerini, hikmetlerini yok ve imkânsız saymaktan, “Bu kadar da olmaz” diyerek hükümler vermekten, akletmemekten, Seni kendimizden uzak sanmaktan, duamıza icabet etmediğini düşünmekten, Seni, Hz. Kuran’ı, Peygamberimizi ve sünnetlerini, evlatlarımıza anlatmamaktan, uymamaktan, ayetlerini okumamaktan, inkar etmekten, buyruklarını yerine getirmemekten, terk etmekten, Peygamberler, Veliler, Evliyalar ve Allah Dostları, Seni sevenler ve Senin sevdiklerinle, İslam’ın emirleriyle ve mukaddesatımız ile alay etmekten, onlara kötü laf söylemekten, iftira atmaktan, zanda bulunmaktan, onların kıymetlerini bilmemekten, onları yok saymaktan, savunmamaktan, dinen mazeret olmaksızın namaz kılmamaktan, vakitlerini bilerek geçirerek kazaya bırakmaktan, Cuma Namazını terk etmekten, imkan olduğu halde Hacca gitmemekten, zekat vermemekten, verilmemiş zekatlardan, vergi ve zekat vermemek için sürekli borçlanarak mal almaktan Allah yolunda sadaka vermemekten, infak etmemekten, orucu mazeretsiz tutmamaktan, kurban ibadetini imkanım varken terk etmekten, Allah hakkında “çok günahım var affetmez” diyerek, haşa su-i zanda bulunmaktan, Allah’ın azabından emin olmaktan, tevbe ettiğim günahları tekrar işlemekten işlediğim günahları Senden büyük tutup
2. Sayfa Versiyon 3.44.1
rahmetinden ümit kesmekten, şahit olduğum ve ortak olduğum günahlardan tevbe etmemekten, tevbeyi ertelemekten, amel, zikir ve ibadetlerimize riya gösteriş katmaktan ve aşırıya gitmekten, yediğim ve içtiğim tüm gıdalara, başladığım tüm işlere, fiillere, hareketlere, konuşmalara, Senin adını anmadan besmelesiz bir şekilde başlamaktan, bilerek ve bilmeyerek şeytana ruhsat vermekten, Zuhruf Suresi’nin 36. 37. 38. ayetlerine ve Şuara Suresi’nin 221. 222. 223. ayetlerine uymamaktan, kainatın, evrenin ve her şeyin TEK YARADANI SENSİN, buna muhalefet etmekten, kendimizden bilmekten, doğa olaylarına bağlamaktan, Seni zikretmeyi unutarak huzurundan kovulmaktan, ölümü hak bilmemekten, Senden ve Seni üzecek günahlar, hatalardan korkmamaktan, kullarından korkar olmaktan, yarattıklarını Senden daha fazla sevip değer vermekten, Senin sevginin önüne başka sevgiler koymaktan, kendimin, zürriyetimin, atalarımın, Sana ve kullarına verdiği sözleri, adakları ve yeminleri tutmamasından, unutmasından ve yerine getirmemesinden, işlediğimiz günahların Arş-ı Alâ’da birikmesinden ve ikindi vakitlerinde hesap kesilme anı gelmesine rağmen, tevbe etmediğimiz günahların, sellere, yangınlara, türlü türlü felaketlere, salgın hastalıklara, doğal afetlere, metafizik saldırılara, başımıza gelen musibet ve hastalıklara sebep olmasından, sadece Senin rızan için ruhen bedenen kalben nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullah!
Ya Rabbim!
Zamanımı Senin razı olduğun ameller ve ibadetler yerine, boş, batıl işler ile geçirmekten, kerahet vakitlerinde uyumaktan, dünyanın eğlencesine dalıp mukaddes gecelerin ve anların kıymetini bilmemekten, o anları ibadetle tevbe ile Sana sığınarak geçirmemekten, razı olduğun mekanlar ve insanlar yerine, razı olmadığın mekanlara ve insanlara gitmekten, iyiliği emretmeyi, kötülüğü men etmeyi terk etmekten, üzerime farz olan ilimleri öğrenmemekten ve öğretmemekten, ilmi öğreten ve öğrenenlere maddi ve manevi destek olmamaktan, söylenmesi hak olan ilmi saklamaktan, gerekli olan yerde söylememekten, hakkı insanlardan gizlemekten, ilmin kıymetini bilmemekten, ilmin zekatını ve sadakasını vermemekten, ilmi yanlış, eksik veya nefsimizden anlatmaktan, nasip olan ilim sebebiyle enaniyete kapılmaktan, imkânımız olduğu halde ilim öğrenenlere, hizmet edenlere ve çalışanlara gerekli ortamı sağlamayarak, abdest almalarına, namaz kılmalarına ve ibadet etmelerine müsade etmemekten, başka inanç ve dinlerin kutsal bayramlarını, gecelerini ve günlerini kutlamaktan, zalimlere ve insanlara zulmedenlere yardım etmekten, Dünya’da gördüğümüz zulme ve zalimliğe tepki göstermeyerek toplumu uyandırmamaktan, zalimin zulmü altında bulunan mümin kardeşlerimize dua ve yardım etmemekten, kötülüğü engellemeye gücümüz yettiği halde; el ile, dil ile, ya da kalp ile buğz etmemekten; İslâm’ın aleyhine çalışanlara maddi ve manevi destek verip mukaddesatımızı savunmamaktan, İslam düşmanlarına, dinsizlere ve dinsizliğe taraftar olmaktan, İslâm için gayret edenlere maddi ve manevi yardım etmemekten, zamanın silahı ile zamana uygun şekilde cihat etmemekten (örneğin sosyal medyada), savaşta düşmandan kaçmaktan, tembellik yaparak mübah olan sanat ve fende diğer milletlerden geri kalmaktan, halkın ve milletin malını zimmetime geçirmekten, boğazımdan geçirerek, kendim için harcamaktan, yönetici ve idareciler hakkında su-i zanda bulunmaktan, iftira atmaktan ve sürekli eleştiri, dedikodu, gıybetlerini yapmaktan ve başkalarının da bu günahlarına vesile olmaktan, milletin ve memleketin menfaatlerini kendi menfaatimin altında tutmaktan, yapıcı olmayıp yıkıcı olmaktan, sadece Senin rızan için; ruhen bedenen kalben ve nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullah!
Kendi anne babamıza ve eşlerimizin anne babasına karşı gelmekten, asi olmaktan, itaat etmemekten, sesimizi yükseltmekten, işkence etmekten, hürmet göstermemekten, küfürlü konuşmaktan, el kaldırmaktan, lanet ve beddua etmekten, evlat hasreti çektirmekten, huzurevine terk etmekten, anne baba atalarımızın ve Ümmet-i Muhammed’in (s.a.v) affını istememekten, anne babamıza yaptığımız hatalardan dolayı kendi çocuklarımız ile yaşayacağımız imtihanlara sebep olmaktan, evlatlarımıza Senden daha çok merhamet etmekten, evlatlarımıza gelecek sağlamak düşüncesiyle Sana ve kefil olduğun rızkına güvenmemekten, mallarımıza, çocuklarımıza, soyumuza, evlilik ve mürüvvetlere, hamileliğe, bebekliğe, hayata, kendimize, ailemize lanet okumaktan ve isyan etmekten, yarattığın kullarına -insanlara, cinlere, hayvanlara, bitkilere ve mahlukata- zarar verip işkence etmekten, onları eğlence için dövüştürmekten, yaşam alanlarına zarar verip değiştirmekten, eli kolu bağlı tutsak bırakmaktan, ateşte yakmaktan, soğukta dondurmaktan,
3. Sayfa Versiyon 3.44.1
suda boğmaktan, diri diri toprağa gömmekten, zehirlemekten, tecavüz etmekten, el ve dil ile zulmetmekten, ellerini, kollarını, ayaklarını veya kafalarını kırarak haksız yere yaralanmalarına, vücut azalarının zarar görmesine, felç olmalarına, yatalak kalmalarına, sakatlanmalarına veya ölümlerine sebep olmaktan, bu şekilde zarar görmelerine sebep olduğumuz kullar adına sadaka vermemekten, intihar etmekten veya teşebbüs etmekten, aile bireyleri arasında Rabbimin rızasına uygun davranmamaktan, aile içinde şiddet uygulamaktan, ailemize zaman ayırmamaktan, onlara karşı güler yüzlü olmamaktan, saygı ve sevgi göstermemekten, evlatlar arasında ayrımcılık yapmaktan, aile içinde dengeyi korumamaktan, zorla kusur arayarak aile birliğini bozmaktan, keyfî olarak boşanmaktan, aile bireylerinin ihtiyaçlarını helal yoldan temin etmemekten, aileyi koruyup, kollamamaktan, anne, baba, kardeşler ve akrabalar ile küs ve kırgın olmaktan, akrabalık bağını kesmekten, âlimleri akrabaları ve komşuları ihmal etmekten, Sıla-i Rahimi terk etmekten, akrabaya yardımı ve duayı esirgemekten, hasta ziyaretlerine, cenazelere ve “İslami şartlara uygun olmak kaydıyla” düğünlere gitmemekten, komşuluk vasıflarını yerine getirmemekten, komşularımızın haklarına riayet etmeyip eziyet ederek mülklerine tecavüz etmekten, hâllerini hatırlarını sormamaktan, komşularımız açken tok yatmaktan, onlara hoşgörüyü esirgemekten, selam vermemekten sadece Senin rızan için ruhen, bedenen, kalben ve nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullah!
Hayatımızda ve başımıza gelen olayların hakikatlerini anlamayarak uğursuz saymaktan, hatalarımızı kabul etmeyip suçu, hatayı ve günahı başka kullarına atmaktan, kendimizde aramamaktan, hayatımızda ters giden şeylerden, başımıza gelen belalardan, tersliklerden ve imtihanlardan -haşa ve kellâ- Rabbim Seni sorumlu tutmaktan, Senin hakkımızdaki mutlak kaderini Sana şikayet etmekten, “Niye bunlar hep benim başıma geliyor” demekten, imtihanlarımızı doğru geçememekten, başımıza gelen imtihanlarda sabır ve namazla Sana yönelmek yerine kullarını suçlamaktan, çözümünde onlardan medet ummaktan, anamıza, babamıza, eşimize, evliliğimize, sağlığımıza, hastalığımıza, ölüme, hayırlara ve şerlere, afiyete, nimetlerine, yiyip içtiklerimize, verdiklerine, giydiklerimize, kaderimize isyan edip razı olmamaktan, bu isyanlarımızı yarattığın aciz kullarına anlatmaktan, Seni kullarına şikayet ederek onları da bu hallerimize şahit etmekten, “yaşatan da, öldüren de, hayat veren de Sensin”, Senin isimlerine isyan etmekten; bu sebeple şirke girip, sonrasında Kelime-i Şehadet getirmemekten, lütfunla erdirdiğin nimetler için Sana şükretmemekten, tohum, bitki, gıda ve hayvanların genetiğiyle oynamaktan, farklı cins bitkileri birbiriyle aşılamaktan, farklı cins hayvanları çiftleştirmekten, kısırlaştırmaktan, doğayı bozmaktan, daha fazla hasat etmek için hileler yapmaktan, insanların sağlığını düşünmeyip zarar vermekten, eğlence ve zevk için avlanmaktan, yenilmeyecek mundar şeyleri, adak etlerini veya besmelesiz kesilmiş etleri yemekten, haram olan yiyecek, içecekleri tüketmekten ve giysileri kullanmaktan, bunları bedenimize ve rızkımıza karıştırmaktan, haram lokma yemekten ve yedirmekten, yeme içmede ölçüyü aşmaktan, dengesiz beslenmekten, helal olanı beğenmemekten, harama “helal” demekten, helale “haram” demekten, yanlışa doğru, kötüye iyi demekten, pisliklerden temizlenmemekten, alkol ve uyuşturucu maddeler içmekten, bunların tüketildiği ortamlarda bulunmaktan, tüketilmelerine vesile olmaktan, bedellerini ödemekten, haksız kazanç peşinde koşmaktan, define aramaktan, define alanında bulduğumuz bize ait olmayan emtiaları almaktan, define aramaya yardım etmekten, vesile olmaktan, define alanındaki kulları yaralamaktan, zarar vermekten, ölümlerine sebep olmaktan, verilen nimetleri küçümseyip kanaat etmemekten, doğruluktan ayrılarak yanlışlarda ısrar etmekten, sabırsızlıktan, tembellikten, ölçü ve tartıda hile yapmaktan, rüşvet alıp-vermekten, işi ehline vermemekten, işçi ve işveren hakkını yemekten, ticarette hile yapmaktan, stokçuluk yapmaktan, müşterilerimizi kandırmaktan, sosyal ve ticari hayatımızda insanları aldatmaktan, hırsızlık yapmaktan, faizin her türlüsünü yemekten, yenmesine sebep olmaktan ve buna şahit olmaktan, malımıza faiz karıştırmaktan, faizli işlere bulaşmaktan, tefecilik yapmak ve zimmete para geçirmekten, haksız kazançtan, her türlü kumar ve şans oyunlarını oynamaktan, oynatmaktan, oynanmasına sebep olmaktan, maddi ve manevi nimetleri kendimden bilip Senin lütufların olduklarını unutmaktan, rızkı Senden değil, kullarından bilmekten, kula kulluk etmekten, gelecek kaygısı ile rızık endişesine düşmekten, yaratılış sebebimi unutarak dünyevi meşguliyete dalmaktan, dünya ve mal hırsının peşinden koşmaktan, Sana değil de sahip olduklarıma güvenmekten, evlatlarımı, malımı, şanımı ve makamımı SENDEN DAHA ÇOK SEVEREK PUT EDİNMEKTEN,
4. Sayfa Versiyon 3.44.1
başkalarının sahip olduğu şeyleri kıskanmak ve onlara haset etmekten, sadece Senin rızan için ruhen, bedenen, kalben ve nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullah!
Müslümanı tekfir etmekten onu fısk (dinin emir ve yasaklarına aykırı davranma) ile suçlamaktan,
kullarına iftira atmaktan, gammazlamaktan, iffetsiz davranmaktan ve bundan hoşnut olmaktan, kötü arkadaşlar edinip onların yaptığı kötü amellerden razı olmaktan, nazar boncuğu, muskalar ve insanlardan medet ummaktan, onlarda şifa, nasip ve kısmet aramaktan, büyücülere, kahinlere, medyumlara, tarotçulara, enerjicilere, reikicilere, yogaya, çakracılara, falcılara ve müneccimlere gitmekten, onları doğrulayarak gelecekten haber verdiklerine inanmaktan, helâlleşme ve tevbe istiğfar ile çıkış yolu aramadan muskalara başvurmaktan, büyü ve sihir yapmaktan, yaptırmaktan ve sebep olmaktan, yapılan büyü ve sihirler nedeni ile kullarının ve zürriyetlerinin başına gelebilecek her türlü sıkıntı, musibet ve hastalıklara sebep olmaktan, Rabbim Sana, Kuran’a, Hz. Peygambere (s.a.v), kullarına ve emanetlere hıyanet etmekten, verilen emanetleri kötüye kullanmaktan, hakkım olmayana el uzatmaktan, hainliğe göz yummaktan, başkasının malını gasp etmekten, yetim malını yemekten, yetimlere kötü davranmaktan, onları dövmekten, taciz ve tecavüz etmekten, korumamaktan ve kollamamaktan, ilgilenmekle yükümlü olduğum öksüzün, yetimin, yoksulun, fakirin, dulun, komşumun, yaşlının ve engellilerin ihtiyaçlarını görmezden gelmekten, haklarına el uzatmaktan, mallarını hile ile ele geçirmekten, haksız mirasa konmaktan, mirasta adaletsiz davranmaktan, yolda kalmışlara yardım etmemekten, insanlara zulmetmekten, onları tehdit etmekten, kendimi beğenmekten ve başkalarından üstün görmekten, kendimi kusursuz görmekten, mükemmeliyetçilik yapmaktan, haset etmekten, iki yüzlü olmaktan, sözlerimizde durmamaktan, sözleştiğimiz akitleri bozmaktan, vefasızlıktan, yalakalık ve yardakçılıktan, düşmanlık etmekten, sevgisizlikten, merhametsizlikten, cimrilikten, aşırıya kaçarak israf etmekten, öfkelenmekten, kin tutmaktan, nefret etmekten, hırslanmaktan, nazar etmekten, açgözlülükten, günahlarımızı temizleyecek iyilikleri yapmamaktan, yapılan iyiliklere nankörlük etmekten, iyilikleri Senin rızan için değil de nefsimiz için yapmaktan, karşılıklarını Senden beklemek yerine kullarından bekleyerek, Senin rızana değişmekten, yapılan iyilikleri başkalarına anlatmaktan, başa kakmaktan, sadece Senin rızan için; ruhen, bedenen, kalben, nefsen, pişmanım. Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullah!
Kusursuz olarak yaratıldığımız ilk zerreden bu ana kadar, dilimiz ve bütün zerrelerimiz ile işlenmiş ve işlenecek tüm günahlardan, okunmuş ve okunacak olan tüm beddua, lanet, ah etme, “Allah’a havale etme”lerden, bunları geri çekmemekten, yapılan beddua, ah ve lanetler nedeni ile kulların ve zürriyetlerinin başlarına gelebilecek her türlü sıkıntı, musibet, hastalıklara sebep olmaktan, yanlış ettiğimiz dualardan, sürekli sabır isteyerek daha da ağır imtihanları talep etmekten, kullukta ve Cennette üst mertebeleri, makamları “af, afiyet, sağlık ile hayırlı olanı kolaylaştır” diye istemeyerek, kaldırabileceğimizden daha ağır imtihanlara sebep olmaktan, sonra da isyan etmekten, kötü sözlerden, yeminli konuşmaktan, yalan yere yemin etmekten, “bir daha yapmayacağım” diye söz ve yemin ettiğimiz hata ve günahları tekrar yapmaktan, şirke girecek ifadelerden, sövmekten, gizli konuşmalar yaparak su-i zan’na sebep olmaktan, insanları gizlice dinlemekten, aralarında söz taşımaktan, fitne çıkartmaktan ve fitneye sebep olmaktan, yalan söyleyip doğru gibi göstermekten, yalan haber yaymaktan, yalan yere şahitlik yapmaktan, gıybet etmekten, gıybete zemin hazırlamaktan, gıybet ortamlarında bulunup insanları ikaz etmemekten, onların gıybetlerinden hoşnut olmaktan, gıybetini ettiğimiz kişilerin gıybetlerinin başka kullara anlatmasına sebep olup o kulları da gıybete düşürmekten, “ben gıybet ve dedikodu yapmıyorum, gerçeği söylüyorum” diyerek kendimizi kandırmaktan, ölenlerin arkasından gıybetini yapmaktan, kibirli olmaktan, alçak gönüllü ve mütevazi olmamaktan, bencillikten, böbürlenmekten, ucub (İnsanın kendini başkalarından üstün görmesi fakat bunu göstermemesi) yapmaktan, intizar etmekten, büyüklenmekten, koğuculuktan, azamet ve gurur taslamaktan, insanların kalplerini kırmaktan, insanları aşağılamaktan, yarattıklarında kusur aramaktan, insanların kusur ve ayıplarını örtmeyip açığa çıkarmaktan, hikmetlerini bilmeden ve araştırmadan Senin yarattığın tüm mahlukatı sorgulayıp, alay edip kınamaktan, dil, ırk, renk, mezhep, memleket ayrımı yaparak insanları ötekileştirmekten, onların giyinişini hal ve hareketlerini, yüzlerini, konuşmalarını, vücut azalarını ve yapılarını kınamaktan, bedene verilmiş olan bütün yetenek
5. Sayfa Versiyon 3.44.1
ve kabiliyetlere karşı işlediğimiz her türlü kınama ve günahlardan, başkalarının gelinini veya evlatlarını kınamaktan, insanları eleştirmekten, fıtratları ve özürleri ile alay etmekten, onları küçük düşürmekten, yarattıklarına kötü lakaplar takmaktan, onları zor duruma düşürmekten, “bu günah da işlenir mi?” diyerek başkalarını kınamaktan, kınayıp eleştirip ayıpları örtmeyerek, asıl görevimin onlara dua etmek olduğunu unutmaktan, kendimizin, atalarımızın ve zürriyetlerimizin yaptığı kınamalar nedeniyle zürriyetlerimizin kötü huy, kötü yol ve kötü alışkanlıklara düşmelerinden, cinsel yönelim bozukluğu, istemsiz tik davranışları, konuşamama, cilt rahatsızlıkları, madde bağımlılığı, alkol bağımlılığı, evlenememe, evlenip boşanma, çocuk sahibi olamama, gibi hallerin başlarına gelmesinden, Rabbim Senden uzak kalmalarına sebep olmaktan, el,dil, kalp, beden ve zerrelerimizle sözlü ve fiili işlediğimiz tüm kınamalardan, dil ile işlenmiş tüm günahlardan, sadece Senin rızan için; ruhen, bedenen, kalben, nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah Estağfirullah Estağfirullah!
Gözlerimle; harama bakmaktan, kınamaktan, hor görmekten, kulaklarımla; Senin rızan olmayan şeyleri dinlemekten, ellerimle ve bedenimle; bana verdiğin ve emanet ettiğin tüm vücut azalarımla işlediğim ve işlenmesine sebep olduğum tüm hata ve günahlardan, kendime zulmederek bedenime, tüm vücut azalarıma, vücudumu çalıştıran melaikelerime ve tüm zerrelerime zarar vermekten, onları Senin rızan doğrultusunda kullanmamaktan, ruhumuzun hapsolmasından, yaratıldığım vücut şeklimi beğenmeyip yüzümde ve diğer vücut azalarımda değişiklik yapmaktan, bu tür değişikliklerin yapılmasını sessiz kalarak onaylamaktan, tüm bedenimle ve vücut azalarımla zina etmekten, her türlü cinsi sapıklık fiillerinde bulunmaktan, istimna (kendi kendini tatmin etme) yapmaktan, kendim atalarım ve zürriyetimin yaptığı ve yapılmasına sebep olduğu taciz ve tecavüzlerden, taciz ve tecavüz ile kullarına zarar verip hayatlarını mahvetmekten, ahlarını almaktan, aile hayatlarının bitmesine sebep olmaktan, ensest ilişkide bulunmaktan ve başkalarının da bulunmasına vesile olup göz yummaktan, bizi ve yarattığın kullarının cinsiyetlerini beğenmemekten, kabullenmemekten, hemcinslerimize cinsel anlamda ilgi duymaktan, onlarla ilişkiye girmekten, yapanları desteklemekten, karşı çıkmamaktan, sessiz kalarak onaylamaktan, “kadın olsaydım” veya “erkek olsaydım şöyle yapardım” diyerek Sana şirk koşmaktan, nikâhla ilgili ayetine muhalefet etmekten, imkân dahilinde insanların evlenmelerine maddi ve manevi destek vermemekten, evlilik çağına gelenlere öncelik vermemekten, engel olmaktan, nikah akdini önemsemeyerek ailem ve çevremdekilerin zinaya düşmelerine göz yumarak sebep olmaktan, nikahı haram olan müşrik erkek ve kadınlarla nikahlanmaktan, batıl nikah kıymaktan, nikahı şer’an bozacak sözlü ve fiili davranışlarda bulunmaktan, bozulduğunu bile bile evliliğe devam etmekten, talak vermekten, talak verdiğimiz halde kefaretlerini ödemeden ayrıldığımız eşlerimizle nikahı düşmüş bir şekilde ilişkiye girmekten, vücut azalarımı teşhir etmekten, tesettürü kabul etmemekten, tesettüre dikkat etmeyip açık gezmekten ve başkalarının da harama girmesine sebep olmaktan, bundan hoşnut olmaktan ve eşlerimizi kıskanmamaktan, bizler için hayırlı gördüğün, razı olduğun eşlerimizden razı olmamaktan, onlara hürmet etmemekten, itaat etmemekten, eş hukukunu çiğnemekten, hayızlı ve lohusa halindeki eşlerimize yaklaşmaktan, eşimiz ile ilişkiye girmemek için bahane ve yalan üretmekten, eşlerimizle yatağı ayırmaktan, şeytanın ve avanesinin sahiplenmesine bilerek veya bilmeyerek evet diyerek ruhsat vermekten, şeytanın zürriyetinin çoğalmasına vesile olmaktan, eşlerimizin nafaka mehir gibi haklarını vermemekten, boşandığımız eşimizden hak olan nafaka ve mehirden fazla mallar ve gelirler talep etmekten, mahremiyeti ve evlilikle ilgili ilişkilerdeki gizliliği çocuklara ve başkalarına anlatmaktan, besmelesiz ve gusülsüz münasebette bulunmaktan, besmelesiz, gusülsüz ve zina ile çocuklar dünyaya getirmekten, evliliklerimizde rızık endişesi ile çocuk dünyaya gelmesinden korkmaktan kasti olarak kısırlaştırmalar yapmaktan, rahim aldırmaktan, kordon bağlatmaktan, şer’ i mazeret olmadan kürtaj yaptırmaktan, kasten veya keyfi bir şekilde kürtaj, düşük ve bebek ölümlerine sebep olmaktan, çocuk aldırmaktan, vesile olmaktan, tavsiye etmekten, düşük ve kürtaj için tevbe etmemekten, verdiğin çocuklarımızı beğenmemekten, çocuklarımızı terk etmekten, özellikle “kız ya da erkek evladım olsun” diyerek adaklar adayarak şart koşmaktan, sakat ve özürlü çocuklar dünyaya gelmesine sebep olmaktan, evlâtlarımızın hayatlarına, evliliklerine, zürriyetlerine, başlarına gelecek her türlü bela, sirayet ve
6. Sayfa Versiyon 3.44.1
musibetlere sebep olacak, yürekten veya dilden kendimin veya atalarımın yaptığı ve yapacakları tüm sitem, bela, kahır, kınama, beddua, ah, lanet, büyü, sihirlerden, şeytanların rahmimize, organlarımıza, vücudumuza, evlatlarımıza, mallarımıza, rızkımıza, evlerimize yerleşmesine ve bize vesveseler vermesine sebep olan tüm hata ve günahlarımızdan sadece Senin rızan için; ruhen, bedenen, kalben ve nefsen, pişmanım. Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullah!
Allah’ım okuduğum bu duam da tam bir teslimiyet ile tevbe edemediğim öylesine okuduğum yerler varsa ve bu duada olmayan işlenmiş ya da işlenecek ne kadar günahlar hatalar varsa, kulum bu konular üzerine de tevbe et” dediğin neler varsa bizler eksiğiz, Ya Rabbi biz bilmiyoruz. Sen biliyorsun! Sen duamızı ve bizleri tamamla Ya Rabbi! En geriden, yaratıldığımız ilk andan bu ana kadar; kendimin, atalarımın işlediği ve işlenmesine sebep olduğu tüm hata ve günahlardan, ruhen bedenen, kalben, nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullah!
Allah’ım!
Bana zulmeden, kötülük yapan ve haklarımı alan tüm kullarına bütün haklarımı helâl ettim. Seni de şahit tutuyorum, Sen kabul eyle. Geçemediğimiz tüm imtihanları, sınavları geçtiğimiz imtihanlara çevir. Yaptığım bu tevbeyi ve duaları kendim, bizden hak alacaklı ve borçlu olduğumuz kimseler, annem, babam, eşim, tüm soyum, kardeşlerim, evlatlarım, akrabalarım, soyumuzdan ölmüş ve sağ olanlar, gelmiş ve gelecek zürriyetim, arkadaşlarım, komşularım ve Âdem A.S’ a kadar tüm atalarımız adına ve Ümmet-i Muhammed’den (s.a.v), tanıdığım ve tanımadığım tüm ademoğulları, Araf’ta kalan kullar ve diğer tüm yaratılmışlar içinde Senin izin vermiş olduğun tüm kullar adına da yaptım, Sen dergah’ı izzetinde kabul eyle. Atalarımızdan ve bizlerden hak alacağı olanlar adına da yaptım, Sen, bu duamızı kefaret sayarak kendi katında bereketlendir ve bizleri o kullarınla da helalleştir. Allah’ım kendimin, nefsimin ve tüm kullarının Sana ve kullarına karşı işlemiş oldukları tüm hata isyan ve günahlardan, her türlü günaha sebep olup onları başkalarının da yapmasına sebep olmaktan, ruhen, bedenen, kalben ve nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullah!
Ya Rabbi!
İzzetin, Celalin, Kibriya’n, Azametin hakkı için; Senden Senin hürmetine istiyoruz; Bu tevbe ve duamızı bildirdiğin ve bildirmediğin esmalar, ismi azamlar ile birleştir, en kıymetli kabul anlarında, zamanlarında ve mekanlarında dolaştır, katında duaları asla reddedilmeyen kullarına ulaştır ve onların duasına ilhak eyle. Efendimizin (s.a.v), nurunun, zerrelerinin, kalbindeki ismi azamın ve yaptığı duaların hakkı için, Ümmeti Muhammed’in (s.a.v) günahsız ağızlardan yaptığı duaların hakkı için, “Kün fe yekün”ün hakkı için, okunmuş ve gelecekte okunacak olan Besmele-i Şerif, Kelime-i Şehadet, Salavatı Şerife ve Kelime-i Tevhidin hakkı için, Kuran-ı Azimü’ş Şan’ın ayetlerinde, surelerinde, kelimelerinde, harflerinde ve Huruf-u Mukattadakilerin hakkı için,
Ya Rabbi! Göklerin ve yerin orduları, mülkü, hazineleri, nuru, mirası ve anahtarlarının hakkı için, “Gaybın anahtarları benim katımdadır onu ancak Ben bilirim” dediğin ayetin hakkı için, “Rabbinin ordularını ancak Ben bilirim” dediğin ayetin hakkı için, işleri yönetenlere yemin ettiğin ayetin hakkı için, ruhen, bedenen, kalben ve nefsen pişmanım. Bu zamana kadar yaptığımız tüm taleplerimizi, dualarımızı, tevbelerimizi en hayırlısının en kolayı ile kolaylaştırarak kabul eyle Ya Rabbi! Evvelinden ahirine tüm zerrelerimizle, ilmin adedince tevbe ettim Ya Rabbi! Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullah!
Yevme lâ temliku nefsun li nefsin şey’â, vel emru yevme izin lillâh. Ellezî yuvesvisu fi sudûrin nâs. Min şerril vesvâsil hannâs. Fe sebbih bi hamdi rabbike vestagfirhu, innehu kâne tevvâbâ. Ve lem yekun lehu kufuven ehad. İnne şânieke huvel ebter.
Allahumme amin Ya Allah, Ya Rahmân, Ya Rahîm, Ya Şafi, Ya Kuddûs, Ya Selâm, Ya Mü’min, Ya Gaffâr, Ya Vehhâb, Ya Fettâh, Ya Bâsıt, Ya Latîf, Ya Gafûr, Ya Kerîm, Ya Haliym, Ya Hafîz, Ya Mucîb, Ya Kaviyy, Ya Metîn, Ya Hayy, Ya Kayyûm, Ya Semi, Ya Basir, Ya Berr, Ya Tevvâb, Ya Afüvv, Ya Raûf, Ya Nâfi, Ya Rezzak, Ya Gani, Ya Muğni, Ya Müheymin, Ya Muiz, Ya Zel-Celali vel ikrâm, Ya Vedüd, Ya Kadir. İnnallahe alâ kulli şeyin Kadir.
Allahümme salli ve sellim ve barik alâ seyyidina Muhammed’in ve alâ alihi adede in’amillahi ve ifdalih. Sübhâne Rabbike Rabbil izzeti ammê yasifun ve selêmün alel mürselîn velhamdü lillahi Rabbil Alemin
El-FAtiha
Zuhruf Suresi;
36. Allah’ın mesajını görmezden gelen kimseye bir şeytan tahsis ederiz; artık bu onun arkadaşıdır.
37. Kendilerini doğru yolda zannederken bu şeytanlar onları yoldan saptırıp dururlar.
38. Sonunda o kişi bize gelince -şeytana hitaben- “Keşke seninle aramız doğu ile batı kadar uzak olsaydı!” der. Ne kötü arkadaş!
Şuara Suresi;
221. Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
222. Onlar günaha, iftiraya düşkün olan herkese inerler (onlara kötülüğü telkin ederler).
223. Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler, çoğu da yalancıdır.
Tebliğ Dosyası Linki;
https://drive.google.com/drive/u/0/mobile/folders/1nG3cJHTQhoS4yz-1mxoCyPPcxGNQ5_qJ?usp=sharing
Tebliğ Dosya Linki;
https://drive.google.com/drive/u/0/mobile/folders/1nG3cJHTQhoS4yz-1mxoCyPPcxGNQ5_qJ?usp=sharing
2 yorum
Bu yeni versiyon tevbe duasının yazılı pdf haline nasıl ulaşabilirim? Sadece ses dosyasına ulaşabildim.
https://esfane.com/wp-content/uploads/2024/08/2-Tevbe-Duasi-v3.13-1.pdf
Buradan deneyebilirsiniz.